ABD?nin rehberliğinde mübarek milatlar oluşturulabilir mi?

23
Nov 2011
  • PDF
23 Nov 2011

ABD?nin rehberliğinde mübarek milatlar oluşturulabilir mi?

Milat sıfatını hak eden eşikler vardır. Büyük dönüşümlere doğrudan göndermeler içeren milat, bir yönüyle yeni halin artık kurtulunan ve geride bırakılan eski durum/koşullar gibi olmayacaktır anlamını da kapsar. Kimileri bunu inkılab kelimesiyle de ifade edebilir. İnkılab özü itibariyle değişmeye delâlet ederken bu belirginlik boyutuna milat?ta aynı çapta rastlanılmaz. Ama yine de yeni bir sayfa açılışının/ileri bir noktaya ulaşmanın adı/müjdesi babında kabul edilir?

Milat/inkılab kavramları her akılda farklı manalandırılmakta. Bu farklılığın kökenindeyse din/hayat/tercih/beklentilere ilişkin bir yığın beklentiler vardır. Hatta yüksek öngörü/hedef sahipleri lügat/terim anlamları malum kelimelerin doğasını zorlar ve bütünlüğe ahvallerini/kazanımlarını doğrulatıcı yeni eklemelerde de bulunabilirler. Söz konusu vakaları halen Ortadoğu/Afrika/Asya ülkelerini sarsan halk ayaklanmaları düzleminde bolca görmekteyiz. Rejim değişimi talebiyle, kurulu sultalarla savaşan kitleler milat/inkılab yapabildiler mi? Bu soruya verilen cevapların ortalaması ?evet? i ön plana çekiyor; lakin hayır cevabını gündemleştirenlerin delillendirmeleri de yabana atılamayacak konumdadır. Peki gerçek nedir?

Böylesi şık/albenili kavramlar telaffuz ediliyorsa hemen akabinde hakikatin parametreleriyle bir sorgulama da şarttır. Zira tutulup yukarı kaldırılan her ne ise, bir tarafgirlik/bir bir cihetten bakış/amaca hizmet ettiricilik sonucunda sahiplenilir. Yakın dönem siyasi/toplumsal/küresel fenomenlerde de benzer izler aranılmalıdır. Tunus?a/Mısır?a/Cezayir?e/Yemen?e/Suriye?ye/Irak?a? var olma temelli mücadelelere sahne olan coğrafyalara nazar edildiğinde nelerle karşılaşılmaktadır?

Adları anılan ülkelerdeki kaoslardan yararlananlar her kimse/hangi merkezlerse milat/inkılab onlarım hanelerine yazılır. Üzülerek söylemek lazımdır ki, ağır faturalarını zavallı ezilen/mazlum halkların ödedikleri ayaklanmaların karı/açtığı yeni yollar/oluşturacağı milatlar tarihsel bir tekerrür olarak batılı emperyalistlerin bekalarını sağlamlaştırmaktadır. ABD/AB/işgalsi Siyonistler krizlerle çalkalanmaları devam eden coğrafyaları içeriden/dışarıdan manipülede komuta makamına oturdular. Kontrolü tamamen tekellerine almalarına da ramak kalmadı mı?

Siyaset bilimciler Mısır?dan dünya?ya yayılan özgürlük temalı yürüyüşleri, ardından tahrir meydanında toplanan yüz binlerce insanın varlığını ve istemlerine erişmedeki ciddiyetlerini milat/inkılab olarak nitelemişlerdi. Kavramsal doğrultuda yanlış da değildi. Aynı bilim adamlarının, kahir ekseriyetinin İslam dışı fikirleri/inançları/ideolojileri/yönetim tarzlarını husûsende batı ürünü demokrasiyi savunmaları gerçekte kasıtlarını da dermeyan/gözler önüne sürmekteydi. Hüsnü Mübarek! Belâsının yerine, ABD kuklası askeri konsey aldığında halklar kurtarıldılar mı? Yoksa son günlerde sivil halka karşı silah kullanan/batılı zihniyetin egemenliği için ayarlamalar yapan/tezgahlar kuran ordu ülkenin amiri yapılırken, kitleler oyalanıp/uyutuldular mı? Şimdilerde Mısır sokaklarında, orduyu da alaşağı etmeye çalışanlar acaba yaşadıklarını bir milat/inkılab addediyorlar mıdır? Emperyalistlerce tuzağa düşürülmediklerini söyleyebilirler mi? Küresel katiller her yerde ancak gözyaşı akıttırırlar.

Materyalist akıl/yönetimler amaçlarının önündeki engelleri kaldırmada, her yalanı beyanda hiçbir beis görmezler. Uzağı yakın/yakını uzak/zararı yarar/yararı zarar/dostu düşman/düşmanı dost şeklinde gösterebilecek kurmayları da devletlerinin etrafında adeta birer bariyerdirler. Etkileyici dilleri/söylemleri/sakinleştirici seri paket açılımlarıyla da karşıtlarının hızlarını asgariye indirmeyi de iyi bilirler. Daha fazla kazanmak için ellerinin altında ileri sürülmeye amade kozları/kurbanları/va?dleri hiç eksilmez. Bu oyun hak/halk düşmanlarının değiştiremedikleri klasikleridir. Madem değiştiremedikleri/her zaman yürürlükte tuttukları klasikleri de öyleyse, insanlık neden onların gerçek yüzlerinin/ahlaksızlıklarını/vicdansızlıklarını/hainlerle yol aldıklarını anlayamamaktadırlar diye sorulabilir. Bu soru zaten meselenin nirengi noktasıdır. Ve öz, hakikat iklimine göre yapılandırılıp değiştirilmeden de, hayatın dış cephesi yani, toplumsal düzendeki şer odaklar/şeytani yapılar kan emici modern vampirler etkisizleştirilmekte.

Kökü dışarıdan beslenen, desteklenen hareketlerin meyvesini de hareketlere destek/besin/meşruiyet/dinamizm/resmi statü veren kriz tüccarları toplarlar. ABD/AB/Siyonistler Libya?daki muhalefeti resmen tanıdılar ve oranın meyvelerini ellerine geçirmek üzereler. Suriyeli muhalefeti de ablukaya aldılar ve denetlemede sorun yaşamamaktalar. ABD?nin rehberliğinde mübarek milatlar oluşturulabilir mi? ABD çıkarlarını yakarak/yıkarak/oyalayarak korur?

Necdet Yüksel / Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

 

You are here Home